Kapı Yayınları

Halit Ziya Uşaklıgil

Servet-i Fünun ve Cumhuriyet Dönemi yazarı Halid Ziya Uşaklıgil 1866 yılında İstanbul’da doğdu. Önce İzmir Rüştiyesi’nde Fransızca, daha sonra da İzmir İdadisi’nin açılışı ile birlikte bu okulda Fransızca ve Edebiyat öğretmenliği yaptı. İzmir’den İstanbul’a geldikten sonra İstanbul Üniversitesi’nde (Darülfünun) Batı edebiyatı ve estetik dersleri vermeye başladı.

Türk romanının büyük ustası ve batılı anlamda roman yazan ilk yazar olarak kabul edileceği edebiyat yaşamı çeviriler ve şiirler ile başladı. İlk edebiyat yıllarında, edebi yazılarını “Mehmet Halid” mahlasıyla Hazine-i Evrak isimli bir dergide yayımladı. Hazine-i Evrak dergisinde çıkan ilk yazısı “Deniz Danası”ydı. 23 Nisan 1883’te ilk edebi yazı olarak “Aşkımın Mezarı” isimli mensur (nesir niteliğinde yazılmış) şiiri günlük gazete olan Tercüman-ı Hakikat’de yayımlandı. İzmir’de 1884-1885 yıllarında Nevruz Dergisi’ni ve sonra da 1886 yılında ilk eserlerinden olan “Nemide” (1889), “Bir Ölünün Defteri” (1889), “Ferdi ve Şürekâsı”nı (1894) bölümler halinde yayımlayacağı Hizmet Gazetesi’ni çıkardı. Fransız Edebiyat Tarihi’ni konu alan ve ilk kitabı olan “Fransa Edebiyatı’nın Numune ve Tarihi” (Garb’dan Şark’a Seyyale-i Edebiye) 1885’te yayımlandı. Bu kitap aynı zamanda Fransız Edebiyat Tarihi ile ilgili Türkçe basılmış ilk eser olma özelliğini taşıyor. 1896’da Yeni Edebiyat (Edebiyat-ı Cedide) Topluluğu’na katıldı ve 1901’de topluluk dağıtılana kadar bir parçası olmaya devam etti. Servet-i Fünun Dergisi’nde kendisini üne kavuşturan romanları bölümler (tefrika) halinde yayımlandı. İzmir’de yazdığı ilk romanlarında karşılıksız sevgiyi konu alarak acıklı ve duygusal bir anlatım ortaya koyarken süslü ve ağır diline rağmen başarılı bulundu.

1895’te yayınlanan “Mai ve Siyah” romanında kullandığı üslubunu değiştirerek dönemin basın dünyasını kaleme aldı. Bu roman genel olarak Yeni Edebiyat (Edebiyat-ı Cedide) kuşağının döneme bakış açısını yansıtıyordu.

1901’de yazmayı bıraksa da 2. Meşrutiyet sonrasında tekrar yazmaya başladı. Ancak 1923’e kadar, 2. Meşrutiyet’ten sonra yazdığı eserlerini yayınlamadı. 1925’te ilk büyük Türk romanı olarak kabul gören, kurgu ve tekniği bakımından Türk edebiyat tarihine damga vuran roman “Aşk-ı Memnu” yayımlandı. Roman; genç kadının kendinden yaşça büyük, zengin kocasına rağmen kendini yasak bir aşkın içinde bulmasını konu alırken karakterleri psikolojik olarak analiz etmesiyle de dikkat çekiyordu.

27 Mart 1945’de İstanbul’da vefat eden yazarın mezarı da Bakırköy’de yer alıyor.

Tür: Roman, öykü, şiir, tiyatro, anı, deneme

Öne çıkan eserleri: Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Bir Ölünün Defteri, Ferdi ve Şürekâsı, Sefile, Mensur Şiirler, Bir Acı Hikâye

Bir alıntı: -“Lakin yarabbi! Anlasanıza ölüyorum! Onların gözümün önünde seviştiklerinden, gözümün önünde... Ben işkenceler içinde kıvranırken onların saadetlerinden ölüyorum...

Bu zapt olunamamış bir feryat idi, bu feryattan sonra bütün kuvveti söndü, artık ketmolunmaya kuvvet bulunamayan bir feveran ile annesinin dizlerine atıldı ve hüngür hüngür, bu müthiş azapta birinci defa olarak bol bol ağladı, ağladı...”

2004 yılında kurulan Kapı Yayınları, Şark medeniyetinin ışığını, rengini, doğru bir şekilde sunmak, modern insanı gelenekle buluşturmak, Doğu ve Batı kültürlerini birbirine anlatabilmek için yola çıktı.

Biz Takip Edin