Kırk Vezir Hikâyeleri
Selim İleri'nin Sunuşuyla Günümüz Türkçesiyle Tam Metin
Kimi anlatılar var ki başlangıcından sonuna kadar bir durak fakat bir varış değil. Bilirsiniz böylesi hikâyeleri. O büyük resmin, derin yolculuğun neticesi gibi değil de kendi başına minik bir patika gibi. İşte Yol Hikâyeleri, kendimi, çocukluk hayalimi, yazgımı bulmak için çıktığım yollarda başka hayallere, yazgılara, çocukluklara şahitlik edişimdir. Yola çıktığım gün ne bu hikâyeleri bulmayı, ne böylesi insanlar tanımayı ne de ilk günden bugüne bunca yaşanmışlığın kendi hikâyeme yeni bir renk olacağını ben de bilmiyordum. Yalnız bilmediğim tek şey yollarda bulduklarım değil, uğradığım mekânlarda, bana ve naçizane hikâyeme şahitlik edenlerin ben de bulacaklarıydı. Nihayetinde ben de her yolculuğun birleştiği o büyük yolda minik bir hikâyeyi yaşıyorum.
Yol Hikâyeleri’nde, tanıdık birine, eski bir dosta, çocukluktan anımsanan bir köylü teyzeye rastladığınızda şaşırmayın. Renkler farklı, hikâyeler başka, mekânlar ayrı olabilir. Fakat hepimizi muhabbetle birleştiren o yazgı; yolda olmak. İşte yolda olmak hâli şimdi de bizden bir sadâ ile sizlere emanet.